TERSİNE AKAN NEHİR

 1.bölüm


                            TERSİNE AKAN NEHİR : Bir koridorun içindeki duygusal yolculuk

                     Özlem hayatının belki de en karışık dönemini yaşıyordu. Cemil’e olan aşkı ile kocası arasında sıkışıp kalmıştı. Met cezir yaşayan deniz gibi bir taşıyor, bir geri çekiliyor, bir ilerliyor içinde ki ahlaki baskılar ile boğuşuyordu. Bu çelişki onu adeta ikiye bölüyordu.

Metin’ in işi sebebiyle ülke dışına taşınacaklar ve Özlem içinde sakladığı sırların duygusal yükü ile bu evi terk edecekti. Ailesine ait bu eski evi Cemil satın almıştı. Burada son geceleriydi.

              Bavulu hazırlarken yatak odasına doğru ilerledi. Çamaşır sepetinde kendine ait olmayan bir eşya gözüne takıldı. Cemil’e doğum gününde aldığı üzerinde kalpler olan pembe bir çoraptı. Ortamdaki herkes bu hediyeye gülerken Cemil ‘’her zaman adımlarımda bu çorabın izleri olacak ‘’ demişti.

           Burada ne işi vardı? Yanlışlıkla karışmış olmalı diye düşündü. İçindeki çalkantı daha da artmıştı. Metin’ in uykusundaki sessizliği, Özlemin beyninde uçuşan o düşünceleri kovmak yerine onları adeta kucaklamasına Cemil’ e doğru onu çeken son bir hamle yapmaya teşvik etti. 

               Metinle ile evliliği aşk evliliği değildi. Cemil’in aniden hayatlarından çıkmasıyla içine düştüğü fırtınadan onu kurtaran Metin’di . Kocasının yüzüne eğilip onu incelemeye başladı. Gözleri her noktasında gezindi. Onunla geçirdiği anılar, her bir dokunuş, her bir gülümseme… hepsi içinde canlanıyordu… ama hiç birinde aşk yoktu. Hızlıca yatak odasının kapısına yöneldi. Çıplak ayakları , üzerinde uçuşan beyaz geceliği ile adeta yeniden doğmuş bir kelebek gibi heyecanla odadan çıktı.

       Cemil’in odası en uçta idi. Koridor, eski evin tam ortasına konuşlandırılmış ve her yere hakimdi. Gecenin karanlığında camdan süzülen ay ışığı, gölgeler, duvar ve zeminde hafifçe dans ediyor, taş döşeli zemin üzerindeki desenler ışığın etkisiyle belirginleşiyordu. Hafif esinti ile perdeler, sallanıyor ve gölgeleri oynatıyordu. Özlem, bu koridorda, hayatının tersine akan nehir gibi akmasına izin vererek ilerliyordu. Cemil’e doğru giden adımlar, başka bir şekilde Metinden de geriye doğru uzaklaşıyordu.

          Gözleri koridorun sonuna odaklanmıştı. Hayatıyla koridor eş zamanlı ilerliyor ve sonucunun ne olacağını bilmiyordu. Nefesi değişmiş, daha sesli ve hırıltılı alıyordu. Beyninde bir uğultu ile bitmek bilmeyen koridorda, bir an kalp krizi geçireceğini düşündü. Arkasına baktığında çok büyük bir şok yaşadı. Hala yatak odasının önünde, sadece iki adım atmış, koridoru geçememişti. Sanki bir korku filminin içindeydi. Karanlıktan aydınlığa geçemiyor gibiydi. Şimdi koridor gözüne daha korkutucu geldi. Çocukken dinlediği masallar tek tek canlanmaya başladı. Bu eski konakta sürekli bir hayalet hikayesi döner dolaşırdı. Bunu desteklemek istercesine uzun ve karanlık koridor yeterince aydınlatılmamış, Cemil’in odası en uçtaki oda olarak, dünyanın sonunda gibiydi. Duvarlar bakımsızlıktan küflenmiş ve zaten zor nefes alan Özlem’in daha da zorlanmasına sebep oluyordu. Hayatının bu anı, nehrinde girdap oluşturmuş, gözlerindeki kasvetli loş koridor görüntüsü onun cesaretini kırmaya başlamıştı. Bir tarafı ona dön derken diğer tarafı ‘’son defa ‘’ diyordu. İçinde her şeyi geride bırakmak için, karşı konulmaz bir istek hissetti. En büyük arzusu , oda izin veriri ise Cemil’in kollarında olmaktı. Karanlık, küf kokan, yer yer yosun bağlamış eski taşlarla döşenmiş, camları eskimiş, çatısı akan evin uzun koridorunda geçmişte Cemil ile ne kadar mutlu olduğunu hatırladı.

       Cemil, onun ilk ve son aşkıydı. Aşkına karşılık vermediği gibi duygularından haberi yokmuş gibi davranıyordu. Onun için sadece evlatlık alınmış kız çocuğu idi.

  Bu gece, Çamaşırlarının yıkanması için eşyalarını verdiğinde çorabı uzatarak ‘’Adımlarımı hiç takip etmiyorsun’’ demişti. Acaba bir mesaj mı vermek istemişti? Bahanesi buydu. Çorabı Cemil’ in odasına bırakacak ve bu küçük hediyenin görevini yapıp yapmadığını anlayacaktı.

Gölgelerin oynadığı koridorda, bu sefer kararlı adımlarla hızlıca ilerledi. Kalp atışları sakinleşmişti. Hayatı gibi koridorun da sonuna gelmişti. Kendini kapının önünde buldu. Yavaşça kolu çevirdi. O anda aklından geçen tek şey ‘’bu koridordordan geriye dönmeyeceğim’ oldu. 


29/07/2024 saadet taşkın erbay


Yorumlar