YÜREĞİMİZDEKİ DİKENLER
Begonya Konakları'nda yaşayan iki aile, Selda ve Kemal çifti ile Metin ve Simay çifti, başlangıçta komşuluktan çok daha fazlasını paylaşan dostlar olmuşlardı. Yaz akşamlarında birlikte çay içip, çocukların bahçede koşuşturmasını izlerlerdi. Hafta sonları doğaya karışır, kamp yapar ve gelecek ile ilgili planlar kurarlardı. Hatta bu planların içerisinde güneye inmek, orada bir arazi almak ve beraber aynı bahçeyi paylaşmak vardı. Ancak, güzel günlerin yerini çekişmeler ve kin dolu günler almıştı. Hatta bir bahçe içine yerleşme planları bile ortadan kalkmış, bırakın ileride bir yere yerleşmeyi, şu an oturdukları aynı bahçe alanında bile birbirlerine tahammülleri kalmamıştı.
Metin ve Simay, bir gün bahçeye iki limon ağacı, iki dikenli gül ve sarmaşık ekmeye karar verdi. Başlangıçta bu bitkiler, bahçenin güzelliğine güzellik katacak gibi görünüyordu. Ancak, bitkilerin amacı sadece estetik değildi. Metin, bu bitkileri Kemal ve Selda'nın bahçenin ortak alanlarından geçmesini engellemek için dikmişti.
Bir sabah, Selda bahçede yürürken limon ağaçlarının arasındaki sarmaşık köküne takıldı ve yere düştü. Selda'nın kalça kemiğinde ciddi bir hasar oluştu. Ameliyat oldu ve yaklaşık dokuz ay boyunca yürüyemedi. Bu süreçte, Kemal eşi Selda'nın yanında olup ona destek olurken, Metin ve Simay'dan hiç yardım gelmedi. Aksine, negatif tavırları daha da arttı.
Selda, yaşadığı bu zor dönemden sonra site yönetimine başvurdu ve bu tehlikeli bitkilerin kaldırılmasını talep etti. Ancak, Metin bu durumu kişisel bir hakaret olarak algıladı ve Selda'ya karşı daha da kinlendi. "Daha pislikler yapacağına" dair tehditler savurmaya başladı. Her gün bahçede yeni bir engel ortaya çıkarıyor, Selda ve Kemal'in hayatını zorlaştırmak için elinden geleni yapıyordu.
Kemal, tüm bu olanlara rağmen sabırlı ve anlayışlı kalmaya çalıştı. Ancak, Metin'in bitmeyen düşmanlığı ve Selda'nın yaşadığı sağlık sorunları, çiftin moralini bozdu. Kemal, sürekli site yönetimiyle görüşüyor, durumun düzeltilmesi için çabalıyordu. Ancak, Metin'in düşmanlığı ve engelleri giderek artıyordu. Bahçede sürekli yeni dikenli bitkiler beliriyor, Kemal ve Selda'nın huzurunu bozuyordu.
Nihayetinde, yaşanan bu huzursuzluktan dolayı her iki aile de taşınmaya karar verdi. Metin ve Simay, yeni evlerine taşındıklarında kendi alanlarını kurmuşlardı, ancak komşularıyla yeniden sorun yaşamaktan korkuyorlardı. Çünkü Metin'in aynı agresif tavırları yine sergileyeceği kesindi. Simay için Metin'in yaptıkları aslında kabul edilemezdi. Bir başka kadına şiddet göstermek, hakaret etmek, bir kadın olarak kabul edebileceği şeyler değildi. Yüreğinde bu endişeyi taşıyarak, ne yazık ki Metin'le bir hayatı paylaşmak zorundaydı.
Kemal ve Selda ise, uzun süreli bir huzursuzluktan sonra yeni bir başlangıç yapma umuduyla taşındılar. Yeni taşındıkları sitede daha taşınmadan komşuları onlara kucak açmış, her türlü yardımı ve sıcaklığı göstermişlerdi. Bu yüzden yeni hayatlarından umutluydular.
Yeni yerlerine yerleştiklerinde, Selda hala yürüyüşlerinde dikkatli olmak zorundaydı, ancak yeni komşularıyla daha olumlu ilişkiler kurmayı umut ediyordu. Yaşadıkları zorlukların ardından Kemal ve Selda birbirlerine daha da sıkı bağlanmışlardı. Ortak bahçedeki dikenler, onlara hayatın ne kadar kırılgan olabileceğini hatırlatmıştı, ancak aynı zamanda sevginin ve dayanışmanın gücünü de göstermişti.
yeni bir bahçe vardı.
Yorumlar
Yorum Gönder